Abiye Kıyafetler, Tesettür Giyim,
Get your own Chat Box! Go Large!
Evlilik Seçimi ,Evlilik Adresler Rehberi Gelin,damat,Damatlık,Davetiye,Abiye Modelleri resimleri Nişan Alyans Düğün Kıyafetleri,Güzellik,Saç,Cilt Bakımı,El ve Tırnak,Estetik,Kadın,Kozmetik,lazer epilasyon,mezoterapi,peeling,akne,botoks,sonbahar yaz kış ilkbahar Moda makyaj kadın ,Yağ Ve Bal İle Saç Bakımı,Güzellik,yüz gerdirme,güzellik ürünleri,solaryum,agda,oht,lazer,nemlendirici,yararlı bitkiler,
KİLONUZU DENGELEMEYE ÇALIŞIRKEN
YAKINLARINIZDAN DESTEK İSTEYİN
Kilo kontrolü sabır ve dirayet ister. Esasında tercihlerimizi yaşam boyu değiştirmeyi gerektirir. Bu nedenle yakın çevremizin desteği, bazen iyi bir diyetisyen bulmaktan daha önemlidir.
İdeal olanı ailemizin ve sık sık birlikte vakit geçirdiğimiz insanların
bu gayreti desteklemesidir. Ama ne yazık ki, tam da bu en yakınımızda
olanlar, bazen bize destek vereceklerine kararlılığımızı sarsacak
davranışlar gösterirler. Umursamazlık bunların içinde en masum
kalanıdır diyebiliriz. En beklemediğimiz birisi sizin kilo verme
çabalarınızı sabote etmeye kalkabilir. Gariptir ama bazen
çevremizdekiler bizim değişmemizden korkarlar. Beni bu sonuca götüren o
kadar çok yaşanmış öykü var ki, inanamazsınız.. Bu senaryolardan birkaç
örnek verebilirim;
Bazı arkadaşlarınız kilo verince yaşamınızın değişeceğinden endişe ederler. Kendinize güveniniz artınca onları beğenmeyeceğinizi ve başka çevrelere gireceğinizi düşünerek evhamlanırlar. Bir başkası siz incecik olunca kendi kilolarının daha fazla göze batacağını düşünebilir. Birçok eş kilo veren karısını veya kocasını kıskanmaya başlar. Cazibesinin arttığını, daha cesur giysilere büründüğünü, iltifat topladığını gördükçe huzuru kaçar. Aile büyüklerine gelince, onlar da kendinize ayırdığınız vakitlerin artmasından hoşlanmayabilir. Temel öğünleri evde yemek için özen gösterirken veya sporda geçirdiğiniz vakitlerin kendilerinden çalındığını düşünebilirler. Hele bir de onların hamur işi ikramlarını almıyorsanız artık iyice gücenirler, alıngan tavırlarıyla sizi üzerler.. Arkadaşlarınızdan bazıları da kendisinin başaramadığı bir tutumu sizin başarmanızdan rahatsızlık duyabilir. Sizi de suç ortağı haline getirmek, böylece yükünü hafifletmek için çaba gösterebilir..
SABOTAJ GİRİŞİMLERİ
Mesela size durmadan tatlı ikram eder veya pastaneye davet ederler. Kimi zaman
moralinizi bozar, inancınızı sarsarlar, “Kim kilo verip de öyle kalmış ki, eninde sonunda daha fazlasını alırsın”, gibi yıkıcı fikirler öne sürerler. Doyduğunuzu söylediğiniz halde, ret etmekte zorlanacağınız yemekleri ısrarla tabağınıza koyarlar. Dikkatle sizin ne yediğinizi izlerler, lokmalarınızı sayarlar, buzdolabını kontrol edip zaaflarınızı bulmaya çalışırlar. Bu da yetmezmiş gibi diyet yönteminizi tenkit ederler. Ne zaman spora gidecek olsanız sizi alıkoyacak bahaneler uydururlar. Çabanızı küçümserler, fırsat bulunca alay ederler..
Eminim diyet yapanlar bütün bunlara şaşırmayacaklardır. Daha sayısız sabotaj örneği sayabilirim ama bu kadarı yeter sanırım. Çünkü en önemlisi, olumsuz telkinlerle baş etmeyi öğrenmektir.
· Size ilk tavsiyem, açık olmanızdır. Yakınlarınızın desteğini net bir şekilde isteyin. Bu ilk adımdır.
· İkinci olarak, kendi kendinize yapıcı telkinlerde bulunun.
· Motivasyonunuzu güçlendirmek için bir diyetisyenden destek alın. Böylece müttefiklerinizin sayısını arttırın.
Kim ne derse desin; Sorun sizin sorununuzdur, vücudunuz da sizindir. Sizden başka hiç kimse onun sorumluluğunu taşıyamaz. Kendinize ve başladığınız sağlıklı yaşam yolculuğuna sahip çıkın!
Aksiyon yıldızlarının vücutlarına hepimiz hayranız. Kaslı kolları, incecik belleri, hepimizi hayran bırakan kalçalarıyla, Kate Beckinsale, Jessica Biel ve Jennifer Garner gibi ünlülerin tercih ettiği ‘Hollywood Diyeti'ne 1 ay boyunca devam edenler 12 ila 16 kilo verebiliyor. Diyetin temeli, sıvı alımına dayanıyor. Haftanın 2 günü üst üste sadece meyve suyu içiliyor. Bu arada günde en az 8 bardak su da tüketiliyor. Hollywood Diyeti'nin mucidi Dr. Joel Fuhram, ani kilo kaybına karşın diyetin hiçbir sağlık sorunu yaratmadığını belirterek şöyle diyor:
Hem de çok sağlıklı "Bu diyet, meyve suları sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin yüzde 75'ini karşılıyor. Ayrıca 2 gün sadece meyve suyu içtiğiniz için, meyvelerin antioksidan özelliği ile vücudunuzu yiyeceklerin, sigara ve alkolün zehirli artıklarından arındırmış oluyorsunuz. Kalan günler sadece salata, pişmiş sebze ve beyaz et yeniyor." İşte ‘mucize'nin formülü:
1. GÜN Gün boyunca dilediğiniz kadar mevye suyu içebilirsiniz. Bunun dışında yiyecek yok. 6-8 bardak kadar da su için.
2. GÜN Dilediğiniz kadar meyve suyu için, yiyecek kesinlikle yasak. 6-8 bardak da su için.
3. GÜN Kahvaltı: 2 dilim kepek ekmeği, 2 dilim yağsız dil peyniri, domates, salatalık, 1 katı yumurta, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Limonlu ve çok az zeytinyağı gezdirilmiş bol yeşil salata. Akşam: 100 gr. yağsız ızgara tavuk eti ve az miktar zeytinyağı ile pişmiş, limonlu 1 tabak taze brokoli.
4. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, domates, salatalık, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram mantar ve 2 yumurta ile yapılmış yağsız omlet.
5. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız beyaz peynir, domates, salatalık, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram ızgara balık eti, yanında haşlanmış brokoli.
6. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, 1 kaşık diyet reçel, meyve çayı veya ıhlamur. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram ızgara tavuk, yanında az yağda pişmiş 1 porsiyon kabak.
7. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, 1 kaşık diyet reçel, meyve çayı veya ıhlamur. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram balık eti, yanında haşlanmış 1 porsiyon brüksellahanası.
BU KURALLARA DİKKAT! • Diyet boyunca kırmızı et, şeker, yağ, unlu gıda, baklagiller kesinlikle yasak. • Akşam yemekleri en geç 18.00 de; daha sonra hiçbir şey yenmeyecek. • Kremalı, sütlü kahve, alkol yasak. • Hamileler ve diyabet hastaları bu diyeti uygulayamaz. • Haftanın 5 günü en az 30 ar dakikalık yürüyüş veya orta tempolu egzersiz yapılacak. • Bu diyete başladınız mı, 1 hafta devam etmeniz şart.
Evlilik öncesi zor bir zamandır, stres doludur. Haftalarca süren ev arayışı, düğün mekânın belirlenmesi, gelinlik modelinin seçilmesi, kuaför, ayakkabı, pasta, alyans, süsleme, müzik derken, çözüm için sizi bekleyen birçok konu, önünüzde dağ gibi yığılıyor. Bir de bunlara iş yoğunluğu eklenince, gereksiz yaşanan tartışmalar birçok çifti ayrılık noktasına getirebiliyor.
İşte tam bu noktada sizin için neyin önemli olduğunu anlamak zorundasınız. Eşiniz ve sizin için hazırlanmış bir evlilik paketi ile büyük gün geldiğinde biraz gevşemeye biraz rahatlamaya ve biraz da sağlığınıza dikkat etmeye ihtiyacınız var. Bunu Yasemen İzmir Güzellik Merkezinde, size sunulan bir paket program ile sağlayabilirsiniz. Aylarca süren koşuşturmaca, telaş ve stres bir anda yerini mutluluk ve huzura bırakabilmeli.
Burada, Yasemen’in Uzman Estetisyen Kadrosu devreye giriyor. Geçen yıl Türkiye’nin İlk ve Tek Erkek Bakım Merkezini kuran Dr. Yasemin Fatih AMATO ve ekibi, evlilik hazırlığı yapan çiftlere cilt bakımı, epilasyon, manikür, pedikür, vücut masajı, bronzlaşma işlemleri ile stresten uzak, capcanlı bir gün vaat ediyor. Düğün hazırlıkları sırasında artan stresle birlikte çiftlerin gereksiz yere birbirlerini kırmalarına dikkat çeken Dr. Yasemin Fatih, hazırladıkları yarım günlük program ile, “böylesine önemli bir günde genç bir bayanın hayalinde yaşattığı masal prensesi gibi olmak istemesi tuhaf karşılanmamalıdır” diyor.
Yasemen İzmir Güzellik Merkezinin hazırladığı bu programda cildiniz temizleniyor, bakım uygulanıyor, siyah ve beyaz noktalarınızdan arındırılıyor ve yüz masajı ile tamamlanıyor. Yüzünüz ışıl ışıl parlarken, sizi manikür ve pediküre alıyorlar, çünkü bu özel günde el ve ayak bakımı çok önemli. Ayaklarınız eziyet çekeceği için çok rahat ve problemsiz olmak zorundalar. Tırnaklarınız törpülenip, batıklarınız düzeltildikten sonra parafin bakımı ile yumuşatılıyor. İstenmeyen tüyleriniz hemen oracıkta çözüme kavuşuyor, sizi bebek gibi pürüzsüz bırakıyor.
Sırada komple vücut masajı var. Ne de olsa bunca telaşın üzerine kaslarınız rahatlamayı hak ettiler. Moraliniz bozuk ya da canınız sıkkınsa, masaj başladıktan az sonra sakinleştiğinizi hissedeceksiniz. Masaj yapılırken, kan dolaşımı hızlanır ve vücudumuzdaki oksijen oranı artış gösterir. Masaj bittiğinde enerjiyle dolup, hafifleyecek, dinçleşecek ve canlanacaksınız. Yasemen Ekibi, programı bronzlaşma uygulaması ile bitirerek sizi masal prensesi gibi uğurlayacaklarını söylüyorlar. Unutamayacağınız bu önemli güne böylesine rahatlamış ve canlanmış olarak başlamak, sizin ve eşiniz için birlikte yapabileceğiniz birçok programların başlangıcı sayılacaktır
|
Artık sevişmek istemiyorsunuz. Her gece ayrı bir bahane uyduruyorsunuz. Peki bu durumdan kurtulmak için ne yapmanız gerekiyor?
Cinsel isteksizlik karşılıklı olarak gelişen bir durumdur. Birçok erkek ya da kadın, cinsel yaşamlarında tek düzelikten ötürü karşı tarafı suçlarlar. Kendi isteksiz ve heyecansız davranışları eşlerinin de cinsel coşkusunun giderek sönmesine yol açmış olabilir. Tersinden bakılırsa, cinsel coşku ve yaratıcılık da bulaşıcıdır. Cosmoturk'de yer alan habere göre, eşlerden birinin içten gelen arzulu sevişme tarzı, öbür eşi de uyaracak ve canlandıracaktır. İşte heycanınızı arttırıcak öneriler. Oyunlar sizler için yazıldı.
1. SEVGİLİ OYUNU
Bir kadın
kocasını uyarabilmek için kimi zaman bir metres gibi, kimi zaman bir
sevgili gibi davranmayı bilmelidir. Bazen uysal bir bekleyen, bazen
kışkırtan ve başlatan olabilmelidir. Çoğu kadınlar, evlendikten ve
"erkeklerini elde ettikten" sonra, kendilerini bütünüyle bırakırlar. Bu
yalnız cinsel alanda değil, yaşamın bütün alanlarında da geçerlidir.
Böyle
bir kadın, evlenmeden önce dünyaya açık bir kişi görünümündedir, kitap
okuyor, dünyada olup bitenlerle ilgileniyordur. Erkeği de onun hep
böyle olacağını sanıyordur.
2. TEHLİKELİ HEDEF
Ancak
evlendikten sonra durum farkında olmadan değişiverir. Kadın, bilinçli
ya da bilinçsizce, kendini "hedefine ulaşmış" sayar, kendini zorlamaz,
ilgisini sadece ev işlerine ve çocukların yetiştirilmesine yöneltir.
3. ONU KIŞKIRTIN
Erkek, büyük
olasılıkla farkında olmadan, artık yaşamdan beklediği, istediği şeyler
iyice azaldığı için, başka insanları ve eşini de duygusal yönden
uyarma, "kışkırtma" yeteneğini de yitirmiştir. Böyle bir durum, bazen
daha gelişerek yaşama karşı genel bir ilgisizlik ve isteksizliğe
dönüşür. O zaman, kişinin yaşamında köklü bir değişiklik yapması, ya da
bir psikiyatriste danışması gerekecektir.
|
"4 Yöntemle sağlıklı beslenme" beş yıl önce yayımlandığında basit bir terimle başladık:
Kan grubu, diyetsel çalışmalarda ve hastalığın devam etmesinde çoğu paradoksu açıklamanın temel yoluydu.
Bu fikre göre, "4 Yönteminle Doğru Beslenme" bizi diyetin daha da
ötesine taşıyan araştırmanın yeni bulgularını açıkladı. Kan grubu, ne
yiyebileceğimizin anahtarıydı. Peki nasıl yaşayacağımızın anahtarı
değil miydi? Bu kışkırtıcı soru, genetik araştırmanın hızlı işleviyle
geçerli olmuştur ve insan fizyolojisinin her bölgesini etkileyen kan
grubu hücrelerinin çalışmasını sağlamıştır.
Sağlıklı Yaşam
İçin 4 Yöntemini, kan grubunuza dayanan bireysel gücünüz ve
güçsüzlüğünüzün geniş bir palınıdır. Kan grubunuz, yiyecekleri, strese
tepki verme kabiliyetinizi, akli durumunuzu, metabolizmanızın
yeterliliğini ve bağışık sisteminizi nasıl düzenlediğinizle ilgili olan
her şeyi sahiptir. Bu kitabın sayfalarından bilgi alarak size yardımcı
olabilecek pratik bir yapıyı oluşturabiliriz:
- İhtiyaçlarınız ve yatkınlıklarınız doğrultusunda olan yaşam tarzınızı seçin.
- Stresinizi azaltmak ve enerji kazanmak için günlerinizi belirleyin.
- Potansiyelinizi yükseltmek için çocukluğunuzdaki yöntemleri deneyin.
- Yaşlanmanın zihinsel ve fiziksel bozulmalarından kaçınarak yaşamınızı uzatın.
- Enerji ve dayanma gücünün yeni seviyelerini oluşturmak için diyetsel stratejilerinizi ayarlayın.
- Son on yıldan beri sizi ve ailenizi rahatsız eden kronik sağlık şartlarının üstesinden gelin.
- Endişe ve depresyonu dışa vurmanın yolunu bulun.
Vücudunuzda, zihninizde ve dünyanızda “ iyi olduğunuzu” hissedin.
Aşağıda
kan gurubunuza göre her kan grubunun nasıl yaşam reçeteniz olduğu
gösteriliyor. Duygusal dengeyi sağlamak, sağlığınızı korumak,
hastalıkları yok etmek, yaşlanma stratejilerini gerçekleştirmek ve
stresi gidermek için yaşam tarzınıza adapte olun.
Kan gruplarına göre yaşam reçeteleri;
0 yöntemi
Hayvan proteinlerine önem verin.
Öfke yönetimine odaklanın.
Stresi azaltmak için aerobik egzersizleri yapın.
Düşüncesizce yapılan davranışlarınızı kontrol altına alın.
Yaşınız ilerledikçe hareketli egzersizler yapın.
A Yöntemi
Sebzelere önem verin.
Stres yönetimine konsantre olun.
Stresi azaltmak için yoga veya yavaş egzersizleri uygulayın.
Odaklanabilmek için şekerleme yapın veya sık sık ara verin.
Yaşınız ilerledikçe düzenli bir uyuma, sağlığınızın dengede kalması için oldukça önemlidir.
B Yöntemi
Diyetinizi çeşitlendirin.
Yaratıcı çıkışlar keşfedin.
Stresinizi azaltmak için yürüyüş ve meditasyon yapın.
Duygusal aşırı reaksiyondan kaçının.
Zihinsel aktiviteler, yaşınız ilerledikçe hafızanızı korumak için oldukça önemlidir.
AB Yöntemi:
Az ve sıklıkla yemek yiyin.
Doğal ruhsal eğilimlerinizi geliştirmeyi deneyin.
Daha fazla enerjili hissetmek için fiziksel aktivitelerle günlerinizi ayırın.
Kötü duygulardan kaçının.
Yaşınız ilerledikçe alınganlıktan ve bakteriyel enfeksiyonlardan kaçınmak için çevrenizde dikkatli olun.
Kadınlar niye aldatır?
Kadının aldatma nedenleri daha çok aile yapısında aramak gereklidir. Hayatı boyunca güçlü bir baba figürünün eksikliğini hissetmiş olan bir kadın, eğer evlendiği erkekte de bu güçlü baba figürünü bulamazsa eşini kendisi için bu gücü temsil eden kişilerle aldatabilir. Ya da çocukluğu boyunca ancak flörtöz davranışlarla babasının ilgisini üzerinde tutabilmiş birisi evlilik hayatında da erkeklerin ilgisini onlarla flörtöz bir durumda olunca çekeceğini düşünür. Çocukluktaki anne baba ilişkilerindeki eksiklikler, kusurlar ve yoksunluklar çok temel rol oynayabilir. Eşi tarafından arzu edilmediğini hisseden bir kadın öz saygısını onarmak için sadakatsizliğe başvurabilir.
Aldatan kadınların oranı, aldatan erkeklerin oranına
yaklaşıyor. ABD’deki rakamlara göre eşini aldatan kadınların
oranı yüzde 15, erkeklerin oranı ise yüzde 22. Evlilik
terapistleri ise kadınlardaki aldatma oranının yüzde 50’ye
yaklaştığı görüşünde.
Evli kadınlar artık bir araya toplandıklarında çocuklar ve iş
hayatının sıkıntılarından daha başka şeyleri konuşuyorlar.
Özellikle bu kadınlar 6-7 yıllık evliyseler...
Amerikalı kadınlar, artık birbirlerine kocalarını nasıl
aldattıklarını anlatıyorlar. Örneğin adı ‘Erin’ olarak geçen
40’lı yaşlarda, 10 yıllık evli bir kadın, bir toplantı
sırasında arkadaşlarına kocasından başka bir erkekle
buluştuğunu, hatta birkaç erkekle ayrı ayrı buluştuğunu
anlatıyor. Erin, ‘onlarla seks yapmasa da sadece bir öpücüğün
verdiği heyecanı yaşamanın bile kendisine yettiğini’ belirtyor.
Yalnızlık etkeni
Bir pilotla evli olan ve sürekli yalnızlık çeken 35 yaşındaki
‘Veronica’ ise, bir başka erkeğe aşık olmuş. Dallas’taki bir
gece kulübünde tanıştığı zengin bir işadamı olan bu erkeğin
kocasının ona veremediği her şeyi verdiğini söylüyor: Tiffany
marka mücevherler, çiçekler ve aşk notları... Ama bir gün
aşığından bir buket çiçek geliyor, kapıyı da kocası açıyor...
Veronica’nın evliliği ondan sonra bitiyor. Şimdi bir başka bir
erkekle (çiçek gönderen değil) evli olan Veronica, kadın
arkadaşlarıyla flört etmek isteyen evli kadınlara yönelik bir
web sitesi açmaktan söz ediyorlar. ‘Bunun bir pazarı olduğunu
sanıyorum’ diyor Veronica. Böyle siteler var da. Evlilik dışı
seks arayan kadınlar, Yahoo, MSN ya da AOL’da ‘search’ yaparak
aradıklarını bulabiliyorlar. Evli kadınların en çok sevgili
buldukları yer ise işyerleri olarak belirlenmiş.
Anketler yanıltıcı
Geçmişte yasalar kocalarını aldatan kadınları
cezalandırıyordu. Her şeylerini, hatta evlilikten önce
edindikleri mallarını bile kaybedebiliyorlardı. Günümüzde
yasalar kadınları koruyacak yönde değişti. Ayrıca kadınların
eğitim düzeyleri de arttı. Artık daha rahat hareket edebiliyor
ve yaptıklarını arkadaşlarına da hiç çekinmeden anlatıyorlar.
Kaç tane kadının evlilik dışı ilişki yaşadığını hesaplamak
zor, çünkü anketlere büyük oranda doğru cevaplar verilmiyor.
Erkekler cinsel yaşamları konusunda abartılı bilgiler verirken
kadınlar daha ketum davranıyor. Uzmanlar, eşlerini aldatan
erkeklerin oranını yüzde 50 olarak verirken bu oranın
kadınlarda bugün en az yüzde 30-40’lara çıktığını söylüyorlar.
1991’de yapılan bir araştırmada bu oran yüzde 10 çıkmış.
2002’de ise yüzde 15. Aynı araştırmaya göre eşini aldatan
erkeklerin oranı ise yüzde 22. Evlilik danışmanı Michelle
Weiner-Davis ise eşlerini aldatan kadınların oranının yüzde
50’ye yaklaştığına inanıyor.
İhanet
kadının geninde var !!
İngiltere’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre ihanet
etmek, kadının geninden kaynaklanıyor.
Alman Bild am Sonntag Gazetesi’nde yer alan haberde başkent
Londra’daki St. Thomas Hastanesi’nde Prof. Tim Spector ve
ekibi tarafından yapılan araştırmaya yer verildi.
Kadınlara aldatma alışkanlıkları hakkında sorular sorularak
bilgi alınırken çıkan sonuç oldukça şaşırtıcı oldu:
Kadınlardan yüzde 23’ü eşini
aldattığını söyledi.
Daha ilginci ikiz kardeşlerden biri, eşini aldattığını
söylediyse diğer kardeşin de ihanet etme olasılığı yüzde 55
olarak ortaya çıktı.
Genleri aynı olan tek yumurta ikizlerinde iki kardeşin de
aldatma olasılığının daha da yüksek olduğu belirlendi.
Erkekler de araştırılıyor
Elde edilen sonuçların erkekler için de geçerli olup olmadığı
henüz bir araştırma safhasında. Uzmanlar, bu olasılığın
erkekler için de geçerli olması gerektiğini savunuyorlar.
Prof. Spector, ihanetin genlerle ilgisi olmasında çeşitli
genlerin birbirine etki yapmasından kaynaklanabileceğini
söyledi. Prof. Spector, ‘Aynı durum, insanların riski
sevmesinde de yaşanıyor. Burada da birçok genin birbirine
etkisi bu duyguyu ön plana çıkarıyor’ dedi. Prof. Spector,
kadınların ihanet etmesini yargılamadığını sözlerine eklerken
‘Kadınların daha çok erkekle beraber olması daha sağlıklı
ırkların üremesini sağlıyor’ diye konuştu.
Çiftler artık aşk evliliği mi mantık
evliliği mi gibi klişelerden uzaklaşıyor ve aşkı
evliliğe taşıyabilmenin mücadelesini
veriyor! |
Eğer vermeniz gereken kilo 20’ye yakınsa, bu diyeti bir deneyin!
Ota Zayıflama Merkezi, 1.60 boyundaki 25 yaşındaki ve 76 kilo bir bayanın uygulaması gereken bir diyet örneği hazırlamış. Buna göre; bu diyeti uygulayacak kişinin İdeal ağırlığı 56 kilo, vermesi gerekense 20 kilo.
Sabah saat 09.00
1 Tatlı kaşığı bal, reçel
1 porsiyon peynir
2 ince dilim ekmek
Domates, salatalık
Saat 11.00
1 porsiyon meyve
Öğle saat: 13.00
3 porsiyon et (Kırmızı et 90 gr, Beyaz et 180 - 150 gr.)
1 su bardağı ayran
2 ince dilim ekmek
Salata (istenildiği kadar)
Saat 16.00
2 porsiyon meyve + 2 adet grisini
Akşam saat 19.00
8 yemek kaşığı sebze yemeği (Susuz)
Yarım su bardağı yoğurt
1 kase çorba = 2 yemek kaşığı pilav = 2 yemek kaşığı makarna
2 ince dilim ekmek
İstenildiği kadar salata
Saat 21.00
2 porsiyon meyva + 1 su bardağı şekersiz süt