En seksi öneriler
Get your own Chat Box! Go Large!
Evlilik Seçimi ,Evlilik Adresler Rehberi Gelin,damat,Damatlık,Davetiye,Abiye Modelleri resimleri Nişan Alyans Düğün Kıyafetleri,Güzellik,Saç,Cilt Bakımı,El ve Tırnak,Estetik,Kadın,Kozmetik,lazer epilasyon,mezoterapi,peeling,akne,botoks,sonbahar yaz kış ilkbahar Moda makyaj kadın ,Yağ Ve Bal İle Saç Bakımı,Güzellik,yüz gerdirme,güzellik ürünleri,solaryum,agda,oht,lazer,nemlendirici,yararlı bitkiler,
Tok tutan ve iştah kapatıcı etkisi kanıtlanan özel besinleri yiyerek, rejim yapmadan zayıflayabilirsiniz
Seks yaparak zayıflamak mümkün. Buna göre işe önce striptizle başlamak gerekiyor.
Araştırmacılar, özellikle kadınların seks esnasında çok kalori harcadığına dikkat çekerek zayıflamak için nasıl seks yapılacağı konusunda ‘yol yardımı’nda da bulundular. Buna göre işe önce striptizle başlamak gerekiyor.
Alman Bild Gazetesi’nde yer alan habere göre İngiliz bilim adamları insanın seks yaparak kilo verebileceğini ortaya çıkardılar. Sevişirken özellikle kadınların çok kalori harcadığını, böylece hızla zayıfladığını belirleyen İngiliz bilim adamları, ‘Aktif seks, sevişerek zayıflamanın en iyi yolu’ dediler. Bild Gazetesi, İngiliz bilim adamlarının ‘Seks yap, zayıfla’ dedikleri reçeteyi de yayımladı. ‘Aktif seksle zayıflama’nın yolu şöyle:
Sevişmeye striptiz yaparak başlanması gerekiyor. Çünkü striptiz 400 kalori yaktırıyor.
Ateşli öpüşme 325 kalori harcatıyor.
Ayakta seks yapmak, daha çok kalori harcatıyor. İnsan yatakta seks yaparken 200, ayakta ise 400 kalori yakıyor.
En çok kalori ise, oral seks yapılarak harcanabiliyor. Oral seks yaparak orgazmı yaşamak ise, ekstradan 100 kalori yaktırıyor.
İngiliz bilim adamları, haftada sadece üç kez seks yapmanın bir yılda 15 bin kalori yaktıracağına dikkat çekerek bunun 240 kilometrelik bir koşuda harcanan enerjiye denk olduğunu ve genelde bir beden küçülme anlamına geldiğini söylediler.
KİLONUZU DENGELEMEYE ÇALIŞIRKEN
YAKINLARINIZDAN DESTEK İSTEYİN
Kilo kontrolü sabır ve dirayet ister. Esasında tercihlerimizi yaşam boyu değiştirmeyi gerektirir. Bu nedenle yakın çevremizin desteği, bazen iyi bir diyetisyen bulmaktan daha önemlidir.
İdeal olanı ailemizin ve sık sık birlikte vakit geçirdiğimiz insanların
bu gayreti desteklemesidir. Ama ne yazık ki, tam da bu en yakınımızda
olanlar, bazen bize destek vereceklerine kararlılığımızı sarsacak
davranışlar gösterirler. Umursamazlık bunların içinde en masum
kalanıdır diyebiliriz. En beklemediğimiz birisi sizin kilo verme
çabalarınızı sabote etmeye kalkabilir. Gariptir ama bazen
çevremizdekiler bizim değişmemizden korkarlar. Beni bu sonuca götüren o
kadar çok yaşanmış öykü var ki, inanamazsınız.. Bu senaryolardan birkaç
örnek verebilirim;
Bazı arkadaşlarınız kilo verince yaşamınızın değişeceğinden endişe ederler. Kendinize güveniniz artınca onları beğenmeyeceğinizi ve başka çevrelere gireceğinizi düşünerek evhamlanırlar. Bir başkası siz incecik olunca kendi kilolarının daha fazla göze batacağını düşünebilir. Birçok eş kilo veren karısını veya kocasını kıskanmaya başlar. Cazibesinin arttığını, daha cesur giysilere büründüğünü, iltifat topladığını gördükçe huzuru kaçar. Aile büyüklerine gelince, onlar da kendinize ayırdığınız vakitlerin artmasından hoşlanmayabilir. Temel öğünleri evde yemek için özen gösterirken veya sporda geçirdiğiniz vakitlerin kendilerinden çalındığını düşünebilirler. Hele bir de onların hamur işi ikramlarını almıyorsanız artık iyice gücenirler, alıngan tavırlarıyla sizi üzerler.. Arkadaşlarınızdan bazıları da kendisinin başaramadığı bir tutumu sizin başarmanızdan rahatsızlık duyabilir. Sizi de suç ortağı haline getirmek, böylece yükünü hafifletmek için çaba gösterebilir..
SABOTAJ GİRİŞİMLERİ
Mesela size durmadan tatlı ikram eder veya pastaneye davet ederler. Kimi zaman
moralinizi bozar, inancınızı sarsarlar, “Kim kilo verip de öyle kalmış ki, eninde sonunda daha fazlasını alırsın”, gibi yıkıcı fikirler öne sürerler. Doyduğunuzu söylediğiniz halde, ret etmekte zorlanacağınız yemekleri ısrarla tabağınıza koyarlar. Dikkatle sizin ne yediğinizi izlerler, lokmalarınızı sayarlar, buzdolabını kontrol edip zaaflarınızı bulmaya çalışırlar. Bu da yetmezmiş gibi diyet yönteminizi tenkit ederler. Ne zaman spora gidecek olsanız sizi alıkoyacak bahaneler uydururlar. Çabanızı küçümserler, fırsat bulunca alay ederler..
Eminim diyet yapanlar bütün bunlara şaşırmayacaklardır. Daha sayısız sabotaj örneği sayabilirim ama bu kadarı yeter sanırım. Çünkü en önemlisi, olumsuz telkinlerle baş etmeyi öğrenmektir.
· Size ilk tavsiyem, açık olmanızdır. Yakınlarınızın desteğini net bir şekilde isteyin. Bu ilk adımdır.
· İkinci olarak, kendi kendinize yapıcı telkinlerde bulunun.
· Motivasyonunuzu güçlendirmek için bir diyetisyenden destek alın. Böylece müttefiklerinizin sayısını arttırın.
Kim ne derse desin; Sorun sizin sorununuzdur, vücudunuz da sizindir. Sizden başka hiç kimse onun sorumluluğunu taşıyamaz. Kendinize ve başladığınız sağlıklı yaşam yolculuğuna sahip çıkın!
BU YAZ DAHA GÜZEL OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Geçtiğimiz
kış süresince birçok kişinin selülitlerini tedavi ettik, cilt
sorunlarını giderdik. Peeling çeşitleri, fraksel, ışık tedavilerinin
çoğu, epilasyon gibi güneşe karşı dikkatli olmayı gerektiren işlemleri
tamamladık. Malum havalar ısınmaya, güneşin etkisi artmaya başladı. Artık cilt tedavileri için pek az seçeneğimiz kaldı. Yaza beş kala kendiniz için başka neler yapabilirsiniz, bugün bunlara bir göz gezdirelim;
Kalıcı makyaj:
Henüz
buram buram terlemediğimize göre, havalar iyice ısınmadan Kalıcı Makyaj
yaptırabilirsiniz. Gözlerinizde daima hafif bir sürme, dudaklarınızda
hiçbir zaman solmayan bir renk tonu ile yazın keyfini çıkarabilirsiniz.
Kalıcı makyaj yüzdeki ifadeyi netleştiren bir çerçeve yaratır, doğal
bir derinlik kazandırır. Akmaz, rengi solmaz, bulaşmaz, sizi hiç
uğraştırmaz…
Radyo frekansı:
Bu
tedaviler yaz ve kış ayırt etmeksizin yapılabilir. Ancak ne var ki, yaz
boyunca şehirden kaçmaktan başka bir şeyi düşünemez hale geliriz. Bu
nedenle Nisan-Mayıs aylarında son bir seans ile cildinize gençlik aşısı
yapabilirsiniz. Böylece cildiniz sıkılaşır, çene altı (gıdı) yanak gibi
bölgeler toparlanır ve özellikle yüz bölgesindeki sarkmalar hafifler.
Radyo frekansı, yüzün yanı sıra kol, bacak araları sarkmaları, gevşemiş
meme derisi ve karın sarkmalarında ve özellikle sellülit tedavilerinde
son derece etkilidir. İsterseniz hemen başlayın..
Dolgu ile Botox:
Bu
muhteşem kozmetiklerden her mevsimde yararlanabilirsiniz. Yazın tek
çekincemiz; olur da iğne yapılan yerler morarırsa, güneşte lekelere yol
açabilmesidir. Yoksa Botox ve Dolgu güneşe karşı özel bir hassasiyet
yaratmazlar. Dolgu ve Botox ile hem gençleşmek hem de birçok yüz
kusurunu düzeltmek mümkündür. Tatile çıkmadan önce göz çevresindeki
kırışıkları giderebilir, elmacık kemiklerini ve dudaklarınızı hafifçe
dolgunlaştırabilirsiniz. Ancak kesinlikle abartıya kaçmayın. Bu
işlemlerin başarısı yüzünüzün doğal görünmesi, bütünlük içinde olması
ve dengelerin korunmasına bağlıdır.
Cildinizi güneşten koruyun:

CİLDİMİZDEKİ ÇATLAKLAR
Çatlaklar, kozmetik dünyasında daima önemini koruyan bir konudur. Tabii yalnız kozmetik dünyasını değil, birçoğumuzu düşündüren, güç durumda bırakan bir sorundur. Bunlar hızlı kilo alıp verme, gebelik, kortizon kullanımı, hormonal nedenlerle oluşabilir. Kadınlarda olduğu gibi erkeklerin de başına gelebilir. Ayrıca hem beyaz hem esmer ciltlerde ortaya çıkabilir. Ancak yine de çoğu gebelik döneminin ve aşırı kilo alımlarının eseridir. Kilo alınca gerilen, alışılmadık ölçüde genişleyen ve sınırları zorlanan deri dokuları çatlayıverir ve beyaz çizgilerle dolar. En kolay etki altında kalan yerler mide, karın, kollar, bacaklar, göğüsler ve kalçalardır. Neredeyse bütün gebeliklerde, en azından karın bölgesinde çatlamalar olur.
Çatlakları önlemek, tedavi etmekten daha kolaydır. En azından ilk belirtileri görüldüğünde bir şeyler yapmaya çalışırsak, başarı şansımız çok daha yüksektir. Özellikle gebelik çatlakları, henüz pembe veya mor renkte iken, tedavi edilmeleri mümkündür. Beyazlaştıktan sonra iş işten geçmiş olabilir.
Ne kadar az kilo alırsanız, derinin çatlama ihtimali o denli azalır.
Özellikle vücudunuzda yapısal olarak yağ çıkıntıları varsa, kilo
aldığınızda en fazla bu kısımlar yağ toplar ve deri içerden gelen
basınca dayanamayıp çatlar..
Yaşımız
ilerledikçe vücutlarımız daha az kollajen ve elastin üretir.
Dolayısıyla esnekliği azalır. Bir de kilo veya gebelik nedeniyle
gerilmeye başlarsa, ona bol bol nem vermek, deriyi içten ve dıştan suya doyurmak, esnekliğini arttırmak gerekir. Kremler ve losyonlar da önemlidir. Aloe vera, A ve E vitaminleri, kakao yağı
çatlamaya niyeti olan ciltleri korurlar. Onu nemlendirirler, beslerler
ve sağlıklı hücrelerin çoğalmasına yardımcı olurlar. Bunları
uygulamadan önce badem veya grapefruit, portakal özü ile hafif bir
peeling yaparsanız cilde nüfuz etmelerini kolaylaştırırsınız.
GERÇEKÇİ OLMALIYIZ
Çatlakların
tedavisi için ne yazık ki henüz kesin bir çözüm bulunabilmiş değildir.
Çatlağın rengi, yüzeyin gerginliği, çatlağın kaç senedir var olduğu göz
önüne alınarak birçok yöntem denenmektedir.
· Mikrodermabrazyon, Foto IPL ve karbondioksit tedavileri
çatlak tedavisinde etkin olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler doğumdan
kısa bir süre sonra uygulandığında, çatlakları gidermekte veya
azaltmakta başarılı olmaktadır.
· Öte yandan kozmetik boyama, lazer cerrahi gibi farklı uygulamalar da yapılmaktadır. Kremlere gelince, bunların en iddialısı içinde peptid hormonu olanlardır. Buna rağmen, esas olarak çatlakların yeni başladığı dönemlerde yardımcı olmaktadır.
· Bazı durumlarda liposuction ile veya doğrudan cerrahi kesi ile sorunlu bölgeler azaltılabilmektedir.
Özetle, siz fazla kilo alıp vermekten kaçının ve çatlaklarla karşılaşırsanız gecikmeden bir dermatologa başvurun.
Aksiyon yıldızlarının vücutlarına hepimiz hayranız. Kaslı kolları, incecik belleri, hepimizi hayran bırakan kalçalarıyla, Kate Beckinsale, Jessica Biel ve Jennifer Garner gibi ünlülerin tercih ettiği ‘Hollywood Diyeti'ne 1 ay boyunca devam edenler 12 ila 16 kilo verebiliyor. Diyetin temeli, sıvı alımına dayanıyor. Haftanın 2 günü üst üste sadece meyve suyu içiliyor. Bu arada günde en az 8 bardak su da tüketiliyor. Hollywood Diyeti'nin mucidi Dr. Joel Fuhram, ani kilo kaybına karşın diyetin hiçbir sağlık sorunu yaratmadığını belirterek şöyle diyor:
Hem de çok sağlıklı "Bu diyet, meyve suları sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin yüzde 75'ini karşılıyor. Ayrıca 2 gün sadece meyve suyu içtiğiniz için, meyvelerin antioksidan özelliği ile vücudunuzu yiyeceklerin, sigara ve alkolün zehirli artıklarından arındırmış oluyorsunuz. Kalan günler sadece salata, pişmiş sebze ve beyaz et yeniyor." İşte ‘mucize'nin formülü:
1. GÜN Gün boyunca dilediğiniz kadar mevye suyu içebilirsiniz. Bunun dışında yiyecek yok. 6-8 bardak kadar da su için.
2. GÜN Dilediğiniz kadar meyve suyu için, yiyecek kesinlikle yasak. 6-8 bardak da su için.
3. GÜN Kahvaltı: 2 dilim kepek ekmeği, 2 dilim yağsız dil peyniri, domates, salatalık, 1 katı yumurta, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Limonlu ve çok az zeytinyağı gezdirilmiş bol yeşil salata. Akşam: 100 gr. yağsız ızgara tavuk eti ve az miktar zeytinyağı ile pişmiş, limonlu 1 tabak taze brokoli.
4. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, domates, salatalık, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram mantar ve 2 yumurta ile yapılmış yağsız omlet.
5. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız beyaz peynir, domates, salatalık, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram ızgara balık eti, yanında haşlanmış brokoli.
6. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, 1 kaşık diyet reçel, meyve çayı veya ıhlamur. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram ızgara tavuk, yanında az yağda pişmiş 1 porsiyon kabak.
7. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, 1 kaşık diyet reçel, meyve çayı veya ıhlamur. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram balık eti, yanında haşlanmış 1 porsiyon brüksellahanası.
BU KURALLARA DİKKAT! • Diyet boyunca kırmızı et, şeker, yağ, unlu gıda, baklagiller kesinlikle yasak. • Akşam yemekleri en geç 18.00 de; daha sonra hiçbir şey yenmeyecek. • Kremalı, sütlü kahve, alkol yasak. • Hamileler ve diyabet hastaları bu diyeti uygulayamaz. • Haftanın 5 günü en az 30 ar dakikalık yürüyüş veya orta tempolu egzersiz yapılacak. • Bu diyete başladınız mı, 1 hafta devam etmeniz şart.
Dümdüz, gergin bir bel bölgesi her insanın hayali olsa gerek. Oysa güzel bir karına sahip olmak aslında disiplinli hareket edilirse, pekte zor değil! Bu konuda birçok fikir var ortaya atılan. Geçmişten günümüze pek çok şey, masal ve gerçek, iç içe girmiş görünüyor. Düzenli beslenme, bakım ve egzersizlerle hayalinizi gerçekleştirmek hiç de zor değil.
Kadın erkek, pek çoğumuzun en çok şikâyet ettiği bölgelerden biri karın bölgesidir sanıyorum. Haftalarca süren diyetler sonucu ne kadar kilo verilirse verilsin, o inatçı karnımız sanki varlığını korumak için adeta direniyor değil mi? Oysaki özellikle sıcak yaz günlerinin yaklaşmaya başladığı bu günlerde bizleri belki de en çok mutlu edecek şey dümdüz ve gergin bir karın. Siz de bu hayali gerçekleştirmek istiyorsanız tek yapmanız gereken neyin işe yaradığını ve neyin masal olduğunu çözmek.
Eğer egzersiz konusunda özel bir eğitim almadıysanız veya bir uzman bir görüş doğrultusunda çalışmıyorsanız, çoğu kez hedefinize ulaşamazsınız. Hatta oradan buradan duyduğunuz kulaktan dolma bilgilerle yapılan çalışmaların sakatlanma gibi bir sonuç doğuracağını da unutmamak gerekir.
Erkeklerde yağ, genellikle, bel bölgesinde, kadınlarda ise, kalça bölgesinde depolanır. Belli bir bölgedeki yağı eritmeye yarayan bir egzersiz veya sihirli bir krem henüz ortaya çıkmamıştır. Bu konuda "Liposuction" ve karboksiterapi dışında başka bir estetik müdahale prosedürü de yoktur. Yağlar ilk olarak sözünü ettiğimiz bu bölgelerde depolanır ve en son olarak da bu bölgeyi terk eder.
Çoğumuz günde 100 adet mekik çekersek hayalimizdeki karın kaslarına sahip olacağımızı sanırız. Ancak ne yazıktır ki dışarıdan yardım almadığınız sürece (ör: karboksiterapi, mezoterapi, vb.) bu olay gerçekleşmeyecektir! Her ne kadar o kasları hedefleyen pek çok egzersiz olsa da, uzmanlar yağ depolarınızı eritmeden yapacağınız karın kasları egzersizlerinin, o bölgenin daha kalın görünmesine neden olabileceğini belirtiyorlar. Çünkü farkında olmadan, alttaki kasları çalıştırarak üstteki yağların dışa doğru itilmesine neden olursunuz.
Tamam, bu kadar çene çalmak yeter…
İŞTE GÜNLÜK, “GERÇEKLER DOZUNUZ”
Karın kasları dediğiniz zaman, öncelikle ne istediğinize karar vermelisiniz. Buna karar verirken de gerçekçi olmak lazım; şunu asla unutmayınız, siz vücut geliştirmeci değilsiniz! Bunu iş olarak yapmıyorsunuz, bu sporcular kadar zaman ve ter harcamıyorsanız onların kazançlarını (fizik anlamında) asla elde edemezsiniz! Öyleyse hayal kurmayınız, motivasyonunuzu kaybedersiniz.
NE YEDİĞİNİZİ BİLİN
Daha evvel de bahsettiğim gibi, yeni hayatınıza beslenme ile başlayın. Yeme alışkanlıklarınızı değiştirin, hayatınızı değiştirin. Sürekli dışarıdan yemek yiyen insanlar, istedikleri fiziğe asla ulaşamazlar. İçtiğiniz ayranın, kullandığınız reçelin veya sevdiğin meyvenin neyden oluştuğunu bilmek zorundasınız. Ülkemin için yeni bir stil olan besin değerlerini okuma alışkanlığını kazanmak zorundasınız. Bir yumurtada kaç gram protein kaç gram yağ olduğunu bilmiyorsanız, bu iş asla yürümez.
ÖNCE YAĞ DEPOLARINI ERİTMELİSİN
Karın kaslarına yönelik egzersizler yaparak göbeğinizi eritemezsiniz! Karın kaslarınızı geliştirici egzersizler, izole hareketler olduğu için sadece bu kas gurubunu hedef alır. Şimdi dürüst olalım, bu kas gurubu çok küçük bir bölüm olduğu için çok az miktarda kalori harcamanıza neden olur ve bu şekilde göbeğinizi eritemezsiniz. Bunun için, göğüs, sırt, bacak ve kollar gibi büyük kas guruplarını ağırlık kaldırarak çalıştırmalısınız. Sabahları bir saat koşarak kalçalarını eritmeyi planlayanlarımız, ohhh boşa zaman harcıyorlar…
HIZLI BİR METABOLİZMA
Metabolizma, vücudun temel fonksiyonlarını devam ettirebilmek için bir günde ihtiyacı olan minimum enerji (kalori) miktarıdır. Kaslar, vücutta yağlardan daha fazla kalori kullanırlar. Kaslı vücuda sahip olan kimselerin, daha az vücut yağına sahip olmalarından dolayı, daha hızlı metabolizmaları vardır. Örneğin aynı boy ve kiloda olan iki kişiyi ele alalım. Bunlardan düzenli olarak aerobik çalışma, vücut geliştirme, fitness ve benzeri aletli programlardan uygulayan kişinin vücut yağ oranı daha düşüktür. Diğeri ise hiçbir sportif aktivite yapmadığı için, vücut yağ oranı diğer kişiye oranla daha yüksektir ve dolayısıyla metabolizma hızı da yavaştır.
Kilo vermenin en etkili ve doğru yolu vücut yağ depolarının azaltılmasıdır. Bunun yolu da kişiye özel kalori kısıtlaması ve egzersiz programıdır.
Alınan enerji = Harcanan enerji kilo sabit
Alınan enerji > Harcanan enerji kilo artışı
Alınan enerji < Harcanan enerji kilo kaybı
Bu denklemden çıkartmamız gereken sonuç harcadığımız enerjiyi arttırmamız gerektiği.Bu da egzersizle mümkün olabilir.Günde 15 dakikayla başlayan ve arttırılan tempolu yürüyüş egzersizleri kilo veriminizi destekleyecek ve dinlenme metabolik hızını ( BMH ) düşmemesini sağlayacak.
Yarı aç kalarak, haftada 4-5 kilo verdiren genel diyetleri uygulayarak verilebilecek olan kilolar, vücut yağ depolarında herhangi bir azalma yapmayacaktır. Böyle bir uygulamada kaybedilen ağırlığın büyük bir kısmı kas kitlesi ve vücut suyu olacaktır. Bu sebeple böyle bir diyeti uygulamayı bıraktığınızda (ki bırakmak zorunda kalırsınız) verdiğiniz kiloların daha fazlasını aynı hızla alırsınız.
Egzersizlerin, insanın tüm yaşamı boyunca moral ve psikolojik dengeleri, metabolik faaliyetleri ve vücut fonksiyonları, kondisyon seviyesi, kalp ve damar sistemi, hormon faaliyetleri, fizik gücü, estetik ve form durumu gibi daha birçok unsurların büyük ölçülerde olumlu yönde etkilenmesi, yeni bir yaşam tarzı oluşturarak, dengeli ve düzenli sporla gerçekleşmektedir. Unutmayın, daha sağlıklı, uzun ve mutlu bir yaşama ancak böyle ulaşabilirsiniz.
• Kas yapmaya çalışın, çünkü kaslar daha fazla kalori yakar, hem de 24 saat boyunca.
• Diyet yapmayı bırakın, çünkü diyetlerde sürekli "hırsızlık" yapmak için fırsat kollanır. Yasaklanan şey cazip hale gelir. Kendinize hiçbir şeyi yasaklamayın, yalnız "onlardan" daha az yiyin.
• Kilo vermede başarılı olanlar günde 5 öğün yemek yiyenlerdir. Yani sık yiyin, ama az yiyin. 90'a 10 kuralını takip edin.
• Yediklerinize %90 dikkat ederseniz, geriye kalan %10 problem yaratmaz. Bol bol su için, yemek aralarında atıştırmanızı kesecektir.
• Kilo vermeyi hem kendiniz isteyin, hem de kendiniz verin. Birisi sizi sürekli kontrol altında tutarsa, bu iş yürümez!
• Arkadaşınızda başarılı olan bir diyet, sizin için başarılı olmayabilir.
• Kilo verme hedefinizi minik adımlarla gerçekleştirin. Yani 15 kilo vermeniz gerekiyor veya istiyorsanız, ilk etapta 5 kilo vermeyi hedefleyin.
• Akşam yatmadan kendinize sorun: "Bugünkü yediğim içtiğimle hayatımın sonuna kadar bu şekilde yaşayabilir miyim?" Cevabınız hayır ise gerekli değişiklikleri yapın.
• Porsiyonlara dikkat edin! Ne az ne de fazla. 100 gram ise 100 gram.
• Daha çok sevdiğiniz yemeklerde porsiyonlara dikkat edin.
• Yemeğe çıkamamazlık etmeyin ama seçici olun.
• Kendinize uygun, hobi olarak yapabileceğiniz egzersiz seçin. Örneğin, dans etmek.
• Aklınıza yemek geldiğinde, sevdiğiniz başka bir şeyi yapmaya başlayın. Zamanla yemek yemeyi o kadar sık düşünmemenizi sağlayacaktır.
• Eğer seviyorsanız, çikolata, cips, dondurma gibi yiyecekleri almayınız. İlk etapta iradenizi alışverişte gösteriniz. (Bunu şayet porsiyonları kontrol edemiyorsanız yapın!).
• Kullanabileceğiniz 500-600 kalori varsa, en sevdiğiniz yiyecekleri yiyerek bu limitinizi doldurun.
• Yiyecek malzemelerinin teker teker sarılmış veya küçük paketler halinde olanlarından alın.
• Hangi durumların sizi yemek yemeye sevk edeceğini bilip, bunları başka bir şeyler yaparak atlatın.
• Yerken sürekli kendinize sorun: "Sen hala aç mıyım?"
• Yürüyün, bol bol yürüyün. Günün birinde koşmayı da deneyin. Pes etmeyin!
• Kilo verme ile ilgili zorluk çeken fakat sonunda başaran insanlarla ilgili ne bulursanız okuyun.
• Kendinizi nasıl görmek istediğinizi hayal ederseniz, hayal ettiğiniz kişi olursunuz.
• Kilo vermeyle ilgili negatif düşünce veya önerilerde bulunmayın.
• Tartının ne dediği o kadar önemli değildir. Önemli olan nasıl gözüktüğünüz. Kas yağdan daha ağırdır, ama insanı ince gösterir.
• Su, su, su! Bazen susuzluk da açlık olarak yorumlanabilir!
• Canınız mı sıkılıyor, yalnız mısınız, kızgın mı? Unutmayın ki bu tarz ruh halinize, yemek yemek çözüm getirmez.
· Tırnaklar, uç noktadaki falanksları ve parmak uçlarını travmalara karşı korur
· El çabukluğu gerektiren uygulamaları yapmamızı sağlarlar
· Kaşınma aracı olarak eşsizdirler
· Çoğu kişi için estetik güzelliğin bir uzantısı olarak görülürler
Tırnaklar dışarıdan bakıldığında çok dikkat çekici oldukları için, vücuda da pencere görevi görürler. Çoğunlukla dahili (kalp, karaciğer, böbrekler) veya harici faktörlerden çok çabuk etkilenirler. Son olarak ta, cildiye tanı ve teşhislerinde yardımcı olabilmektedirler.
Birçok sistemik hastalığın karakteristik özellikleri tırnaklardan çıkarılabilse de, tırnaklara bakarak, tek başlarına teşhis için yeterli bilgi elde edilemez.
|
Sistemik Hastalıklardaki Tırnak Değişiklikleri |
||
|
Tırnak Anormalliği |
İçeren Bölge |
Teşhis Edilen Hastalık |
|
Splinter Hemorajiler |
yatağı |
bakteryel endokardit |
|
Mees Çizgileri |
tırnak üstü |
arsenik zehirlenmesi |
|
Muehrcke Çizgileri |
yatağı |
nefrotik sendromu |
|
Terry Tırnağı |
yatağı |
siroz |
|
Yarı Yarıya Tırnak |
yatağı |
kronik böbrek bozukluğu |
|
Mavi lunula |
kalıp |
wilson hastalığı |
|
Kırmızı lunula |
kalıp |
romatoid artrit |
|
Çomak Parmak |
tırnak üstü |
akciğer rahatsızlığı |
|
Kaşık Tırnak |
tırnak üstü |
demir eksikliği |
|
Tırnak çerçevesinde kırmızı lekeler |
deri ile birleştiği yer |
skleroderma, sistemik lupus |
Beau çizgileri tırnağın geçici olarak büyümesinin durmasına bağlı gelişir. Akut enfeksiyonlar, toksik ya da ilaç etkilerine bağlı oluşur. Bu çizgler, tedaviye gerek kalmaksızın, tırnak uzadıkça ve kesildikçe kaybolur.
Tırnak altındaki kıymık şeklindeki kanamalardır. Kan, tırnak camına yapışarak tırnak uzadıkça ilerler. Tırnak hilaline yakın oluşumu ve çoklu tırnaklarda bulunması, sistemik hastalığa işaret etmektedir.
Çoğunlukla inanılanın ve dermatoloji fakültesinde öğretilenin aksine, hayır, her zaman değildir. Basit bir travma genel sebep olabilir.
Mees Çizgileri, çoklu veya tek yatay beyaz çizgilerdir ve tırnak uzadıkça ve kesildikçe kaybolurlar. Genel olarak, arsenik zehirlenmesiyle bağdaştırılırlar. Muehrcke Çizgileri, 1956 yılında Robert C. Muehrcke’nin araştırmasında açıklandığı üzere, çoklu yatay beyaz çizgilerdir ve damarlar ile ilişkili nefrotik sendromu, karaciğer bozuklukları veya yanlış beslenmeye bağlı olabilmektedirler.
El ve ayak parmaklarının, uçlarındaki yumuşak dokunun şişip yuvarlaklaşması çomak parmak adıyla bilinir. Tüm çomak parmaklarda ortak olan nokta parmak uçlarındaki damarların genişlemesi ve temiz ve kirli kan damarları arasında bağlantılar oluşumudur. Bunun sonucu, kılcal damarlarda basınç artar ve dokulara sıvı sızması kolaylaşır.
Çomak parmağa neden olabilecek hastalıkların başlıcaları şunlardır. Akciğer Kanseri, akciğer apsesi, ampiyem, akciğer fibrozisi, kronik tüberküloz, doğuştan morarmalı kalp hastalıkları, kalp iç zarı iltihabı, siroz, iltihaplı bağırsak hastalıklarıdır. Çomaklaşma, nadir olarak her hangi bir hastalığa bağlı olmadan, ailesel olarak da görülebilir.
Sertleşmiş renk değiştiren tırnaklar, bazen mantar oluşumuna (onikomikoz) işaret edebilir. Tavsiye edilebilecek tedavi benzalkonium klorür içeren bir mantar ilacı olabilir.